Hal-i pürmelalim

İniş ve çıkışlarıyla kendi içinde garip bir düzen şu hayat. Bazen için dışın ilhamla, neşeyle, aşkla dolup taşarken bazen tam tersi olabiliyor. İstemiyorsak da dibe doğru çekildiğimizi hissettiğimiz ve elimizin kolumuzun bağlı olduğunu fark edip, tükendiğimiz zamanlar…

Son 2-3 haftayı anlatmak sadece şikayet olacak. Oysa ki ben buraya artık hep güzel şeyleri yazmak istiyordum. Bazen zihnimi bir yerlere boşaltmak için yazmak gerekiyor. Bu da o anlardan biri olmalı. Cevdet bana verilen bir hazine, onun annesi, bir yaşa kadar öğretmeni, rehberi, hayata hazırlamakla görevli memuruyum. O benim malım değil, güdeceğim koyunum da değil. Kendi ruhu, kanı, canı, benliği olan bir tomurcuk. Açmaya durdu şimdi. İşim ağır, izni, istifası, kovulması vs yok. Şu aylara kadar da zamanın %99unda başarıyla götürüyordum bu işi. Sabırlıydım, ilgiliydim, elimden gelenin fazlasını verebilecek enerjim de vardı. Lakin, bana bişeyler oldu. Ya da yavruma bişeyler oldu. Bilemedim. Bu 2.5 yaşı ben hiiiç çözemedim. Okuduklarım, düşündüklerim, hissettiklerim, kendi benliğim, hayatım, bedenim, yapmam gerekenler, yapmak istediklerim, yavrum, dünüm, saçlarımdaki beyazlarım, mesafeler hepsi bir anda başıma üşüştü sanki. 

 

Son 2-3 haftadır Cevdet başka bir frekansa geçti. Bu frekansın yaydığı titreşimleri cümleye dönüştürürsek:

* Dediğim dedik çaldığım düdük,

* Annem diyorsa umrumda olmaz,

* Yemek yemem abur cubur isterim, en sevdiğim yemeklere bile burun kıvırır annemi hizmetçi gibi hissettirmek için elimden geleni yaparım

* Keskin bıçakla oynamak için 15 dakika böğürerek ağlarım

* Anneme çizgi film açtırırım ama yine gider ona bulaşırım, aslında tek amacım kadının ruh dünyasını çökertmek

* Gündüz uykusu zinhar uyumam, neme lazım annem dinlenmesin, resim falan yapıyormuş, yapmasın

* Olur olmaz vakitlerde uyanır gündüz olduğunu iddia ederim

Yarım saate bir kriz düşüyor. Biliyorum bu yaşın özelliği bu, biliyorum, biliyorum. Sabırlı olmalıyım, geçecek beklemeliyim. Peki niye artık tahammül edemiyorum? 

Çok zayıf hissediyorum, sinirlerim tel gibi.

Geçen hafta ikimiz için de zor oldu. Resimlediğim bir kitap var ve artık ilhamı tükettim. Ne çizeceğimi biliyorum, herşey zihnimde net ama ben bütün bunları bir türlü istediğim gibi kağıda aktaramıyorum.

Cevdet’e sinirlendikçe, uykusuzluğun da verdiği o garip halle serantonin salgılatacak kalorili şeyere dadanmanın sonucunda yine yeniden 60 kilo oldum ve bu durum da ayrı bi üzücü şey oldu. 

Mesela uyku seremonimizden bahsedeyim, ki bunu sadece bana yapıyor. Babasıya böyle değil ilişkisi: 

Uykusu geldiği her halinden belli yamuk bücür dişlerini fırçalar. Bir kere annesi, bir kere o olmak üzere dişler 2 kere fırçalanır. Ben 10a sayana kadar (sağol Yelizim) ellerini yıkar ve suyla oynar. Odasına geçeriz. Pijamalarını giyer. Sonra kitap seçer. 3-4 tane falan. Buraya kadar harika di mi? Ben derim ki, bak yavru kuş, bu kitapları okuyacağım ve uyuyacağız. Başka kitap okumam. O da der ki “tamam anneciğim, sen benim en iyi annemsin” falan filan. Sonra beraber uzanırız yatağa. Okurum 1.yi, 2.yi, 3.yü. Önce gözler gider, sonra birden oturuverir bu. Rafına göz atmaya başlar. Anne şunu da oku. Ben: Hayır Cevdet, artık uyumalısın. O Hayır okuycaksın (bu kelime mutlaka brütal vokalle çıkar) diye ağlamaya başlar. Ben delirir odadan çıkarım. Ağlayarak arkamdan gelir. Ayağımda sallarım uyur. Bu iyi senaryo. Ağlar ağlar uyumaz.Yine de kitabı okumam. eşim devralır. O bir hikaye anlatır, uyutur.Bu normal senaryo. Bir de hepimizin delirip birbirimizi boğazlama planları kurduğumuz kötü senaryo var ki gebeleri korkutmamak adına hiç bahsetmeyeyim en iyisi. 

Bu ve bunun gibi gün boyu yaşanan haller… Takılmayayım, doğal ebeveyn olayım diyorum. Ona da izin vermiyor velet. 

Yılbaşı geçsin diyorum şimdi. Sonra arabam yokmuş, varmış umrumda olmiyacak Cevdet bücürüsü. Okula gideceksin başka yolu yok bunun. Ama 2 saat ama 3… Anneni özlemen lazım senin yivrım. 

Mesela geçen gün sabah 7.00de eşimle çıkmam icap etti. Kiliseye hayır için çalışan 2. el mağazasında çalışıyorum 6 haftada bir. Çocukla gidilemeyecek bir yer. Cevdet’i arkadaşıma emanet ettim. Eşimle birer sabah cappucinosu içtik. İlginç bi şekilde burda havalar hiç soğumadı. Sabah ayazı olacak saatte dışarda içtik kahveyi. Sonra eşim işine gitti, ben bi tane daha içerken illustrasyon kitabımı okudum biraz. Sonra gittim dükkana. Biraz ingilizce konuşmaya… :) Kendime bir kaç parça bişey de buldum  mesela. Cevdet’e sarı bir tamirci bareti buldum ve hatta bir kaç da kitap. Ne güzeldi.

Son günlerde eskiden hiç özlemediğim bir şeyi özlemeye başladım ki en çok bu korkutuyor işte beni: MESAİYİ !

9 Yorum (+add yours?)

  1. cemberindisiilknur malcı
    Ara 13, 2011 @ 17:18:38

    annesi son 4 diş yoldadır.gitme çocugun üstüne :)

    Cevapla

  2. ilknur malcı
    Ara 13, 2011 @ 17:20:15

    aslında sadece ilknur malcı idi ama, wordpress google işbirliği olmuş :)

    Cevapla

  3. kisd
    Ara 13, 2011 @ 19:42:36

    İlknurum Cevdet’in 20 tane dişi var zaten, daha neyin dişi çıkacak ki bu saatten sonra :) ))

    Cevapla

  4. ilknur malcı
    Ara 13, 2011 @ 22:09:36

    hadii yaa :) ))))

    gerçekten gülüyorum bak şimdi

    o zaman “anne beni okula gönder ” projesi kapsamına alınması için çalışmalara başlanılmasını rica ediyorum.

    Cevapla

  5. ÇokBilmiş
    Ara 15, 2011 @ 17:18:50

    2 yaş sendromu olmasa biz çocuklarımıza yapışır da bırakmayız. Mesela ergenlikte de öyle: Öyle sevimsiz oluyorlar ki anne baba da çocuğa fazla yaklaşmak istemiyor, böylece bağımsızlaşıyor veletler.

    Doğa kendine bir düzen bulmuş işte :)

    Cevapla

  6. Zehra
    Ara 15, 2011 @ 19:15:56

    Sizi birkaç aydır takip ediyorum bütün yazılarınızı okudum ve kusura bakmayın ama o kadar hal-i pürmelaller yaşamanıza rağmen sizi keyiflw okuyorum. Ne yapayım siz de bu kadar güzel yazmayın canım:) Sizi okudukça kendimi mi buluyorum acaba? Sevgiler…

    Cevapla

  7. Anonim
    Ara 23, 2011 @ 11:11:00

    kendi haline bırakmak lazım,ben 2 yaşı öyle geçirdim.sonra 3 geliyor o da öyle, sonra 4, sonra 5.hepsi aynı, hepsi sendrom.kendi haline bırak,sana da iyi gelir ona da.zaten bir süre sonra boşveriyorsun:)

    Cevapla

  8. Anonim
    Ara 23, 2011 @ 11:11:40

    bu arada anonim değilim

    Cevapla

  9. coraline
    Ara 23, 2011 @ 11:12:42

    yorum bırakması çok zor oluyor :) nihayet yapabildim (anonim)

    Cevapla

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Galeri Anne

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.