Laleler ne zaman açar?
19 Ara 2011 1 Yorum
İçimde lalelerim 4 mevsim çiçekli, lale zamanı tüm zamanlar.
Lale özlediklerimi simgeler, kopup geldiğim toprağımı, uzak kaldığım parçalarımı, suskunluğu ve yalnızlığı… Yalın ayakla yürüdüğüm sıcak şehri, gölgeli bahçelerini, en çok da onlu yaşlarımın sonunu.
Dün gece rüyamda lale bahçelerinde gördüm kendimi, tıpkı bir zamanlar İstanbul’da görmekten çok zevk aldıklarıma benziyorlardı. Havanın aniden soğuduğu Napoli kışına güneş gibi doğdular. Uyandığımda gerçekten güneş doğmuştu, günlerdir devam eden fırtına ve günlerdir gökyüzünü kaplayan kara bulutlar gitmişlerdi. Uyandığımda…
Sonra kendimce bir şeyler yaptım eskiden çektiğim ve çekilen lale fotoğraflarından. Bir kaç senenin kendi hayatımda çizdiği değişimlere hayret ederek, orta yaşa doğru ilerlerken nefesin kısalığına şaşırarak ve ölümün tek gerçek olduğunu adım adım fark ederek suskunlaştığım şu günlere laleler renk kattı.
Bir gıdım bişey çizemedim haftalardır. En azından bir kaç kolaj, eski fotoğrafları anımsama iyi olurdu.
Sonra hep aklımda Osmanlı lalesi, incecik uçları ile ne kadar zarif. Parmaklarının ucuna basarak yürüyen gizemli bir hanımı anımsatıyor, ya da ince uzun parmaklarıyla kanun çalan kederli bir beyefendiyi. Boynu büküktür ikisinin de. Belki de birbirlerinden habersiz büyüttükleri bir sevda vardır karşılıklı, bilmezler, bulmazlar. Kavuşmamakta gizlidir hayat. Kavuşamadıkça yaşayacak aşk…








Ara 19, 2011 @ 18:27:52
Ne kadar güzel benzetme yapmışsınız; parmaklarının ucuna basarak yürüyen gizemli hanım:)